09 Temmuz 2009 Perşembe

Tam da münazaralık bir konu!

Bugünkü yazımı Ekonomi Türk'te okuyabilirsiniz.

08 Temmuz 2009 Çarşamba

Bahşişi nasıl bırakırsınız?

Bugünkü yazımı Ekonomi Türk'te okuyabilirsiniz.

07 Temmuz 2009 Salı

Zenginin malı züğürdün çenesini yorarmış...

Bugünkü yazımı Ekonomi Türk'te okuyabilirsiniz.

05 Temmuz 2009 Pazar

Unutulmakta olan adetlerden: Yolluk

Eskiden uzun yola giderken yol boyunca yiyeceğimiz önceden hazırlanır, paketlenirdi. Hatta şişe suyu bulamayız endişesiyle annem bir termosa su da koyar, yanımıza alırdı. En popüler yol yiyecekleri annemin yaptığı poğaça, kek ve sandviçler ya da rahmetli babaannemim yaptığı enfes böreklerdi. Köfte ve yumurta koku nedeniyle bizim evde pek rağbet görmezdi. Hele de kendi otomobilimiz ile değil de otobüsle yola gidiyorsak.

Yollarda duraklanabilecek yer çok az olurdu ve onlar da bugünkülerden çok daha bakımsız ve hatta çok da kirli olurdu. Yolda tuvalete gitmek genellikle bir kabustu.

Şimdi adım başı tertemiz tesisler ve bakımlı benzinlikler var. Yemek yemek de tuvalete gitmek de sorun değil. Hal böyle olunca artık yolluk olayı neredeyse tarihe karışıyor. Oysa yolda yemek içmek oldukça pahalı. Üstelik de klasik 4-5 kişilik bir aile için ağır bir masraf olabiliyor. Daha önce buna kafa yormamıştım ancak Çeşme'ye giderken ve dönerken bunun farkına vardım.

Ani bir kararla yola çıktığım için buzdolabında bozulabilecek ne varsa yanıma aldım. Birkaç kutu içecek ve bir iki paket de kraker attım kutuma. Mola verdiğimde bunları atıştırdım. Eskisi gibi değilim, artık yoruluyorum ve İstanbul-İzmir arası gibi mesafelerde en az iki kez durup biraz dinleniyorum. Eskiden 15-20 dakikalık tek molayla bu mesafeyi kolayca katederdim.

Dönüşte tabii bu sefer yanımda hiçbirşey olmadığı için mola verince birşeyler atıştırmak ya da içmek için harcadığım parayı fark ettim. Tek kişi için yine birşey değil belki ama 4 kişilik bir ailenin harcayabileceği para azımsanacak gibi değil. Buna otoyol, benzin ve feribot ücretlerini de ilave edersiniz, bayağı bir yekun tutuyor. Otobüsle seyahat etseniz o da ayrı bir masraf ama daha hesaplı tabii ki.

Evden ayrılırken yolluk hazırlamak hala iyi ve akıllıca bir fikir. Dönüşte ise meyve, kraker, yoğurt gibi şeyler bir marketten alınabilir.

Tutumlu biri olmama rağmen seyahat ederken otomobili tercih ediyorum zira büyük bir esneklik sağlıyor. Her merak ettiğiniz tabelayı takip edebiliyorsunuz ve her istediğiniz yerde durabiliyorsunuz.

03 Temmuz 2009 Cuma

Kontör üçkağıtçıları

Geçenlerde Tutumlu Ol'da kontör dolandırıcıları ile ilgili bir yazı yayınlandı. Bu tür şeyleri hep okurum ama hiç bana rastlamamıştı. Çeşme tatilinden dönerken 0536'lı bir telefondan arandım. Arayan kişiyle aramızda geçen konuşmayı olduğu gibi naklediyorum:

Kontör Üçkağıtçısı: İyi günler ben Mamak İlçe Emniyet Amirliğinden falanca komiser, kiminle görüşüyorum?
Ben: SİZ kimi arıyorsunuz?
KÜ: 0 53X XXX XXXX değil mi?
Ben: Numara sormadım, kimi arıyorsunuz diye sordum. Neyse sorun nedir?
KÜ: Sorun mu? Sorun çocuğunuz anneciğim. (Hiçbir Türk Polisi'nin bu şekilde hitap edeceğini sanmam.)
Ben: Ya öyle mi? Pekiyi hangisi?
KÜ: Kızınız anneciğim.
Ben: Benim çoluğum çocuğum yok ahlaksız herif bir daha da beni sakın arama!

Sonra hemen annemi aradım ona bu tür bir telefon alırsa itibar etmemesini söyledim. Sonuçta aynı dönemde kardeşim de ben de seyahatteyiz. Bir polis arayıp başımızın dertte olduğunu söylese kadıncağız en azından telaşlanır diye düşündüm.

İstanbul'a döndükten sonra Mamak Emniyeti'ni arayıp, şikayet edeyim dedim. Karşıma çıkan görevli durumu bildiklerini ama benim savcılığa suç duyurusunda bulunmam gerektiğini söyledi. Internetten baktım ama bunu nasıl yapabileceğimi ya da hangi savcılığa başvurmam gerektiğini gösteren birşeye rastlamadım. İlginç bir memlekette yaşıyoruz vesselam.

01 Temmuz 2009 Çarşamba

Tatilden geldim...

Bugünkü yazımı Ekonomi Türk'te okuyabilirsiniz.

21 Haziran 2009 Pazar

Bireysel Finans 101 - 5. Bölüm

Serinin devam yazısı Ekonomi Türk'te.